Zaman ilerledikçe dünya değişiyor. Değişen dünya düzenine müthiş ivmeyi kazandıransa teknoloji oldu. Fakat teknoloji de kendi içinde yakın süreçte çok büyük bir sıçrama yaşadı. Tamam, biraz karmaşıklaştı iş. Bunları sırasıyla ele alıp bugün geldiğimiz noktaya yakından bakalım.
İnsanın tarih sahnesine çıkmasından itibaren her gün kendine bir şeyler kattığını biliyoruz. Hep bir adım daha ileri, hep daha ileri olabilmek için ateşi bulmamızla başlayan yolculuğumuza dünyamızın etrafına -uzaya- gönderdiğimiz uydularımızla devam ediyoruz. Bu işin sonu nereye varır ya da bir sonu var mıdır bilinmez. Fakat bildiğimiz şu ki geçen zamanla insanların alışkanlıkları da zamanın ruhuyla paralel olarak değişiyor. 1300’lü yıllarda yapılan alışveriş alışkanlıklarıyla 1800’ler farklıydı. Dahası 1920lerle 2000ler arasındaki de oldukça farklıydı. Birinde arada 500 yıl söz konusuyken diğerinde sadece 80 seneden bahsediyoruz. Buradaki en önemli faktör teknolojinin aldığı yol.
1950’li yıllardan sonra hızlanmaya başlayan teknoloji yarışı öyle bir hale geldi ki artık her sene yeni bir teknolojiden, daha iyi bilgisayarlardan, telefonlardan bahsediyoruz. Hızından hiçbir şey kaybetmeden yoluna devam eden teknoloji nesillerin de alışkanlıklarını yakından ilgilendiriyor.
Hıza Uyum Sağlamak
Her şeyin hız kazandığı bir düzende yaşıyoruz artık. Yemek yemek, işe yetişmek, bilgiye ulaşmak, seyahat etmek, alışveriş yapmak… Bireysel olarak uyum sağladığımız bu hıza işletmelerin de kendilerini güncelleyerek entegre olmaları gerekti. Artık fiziksel olarak mağaza açmak zorunda kalmayan işletmeler, ürünlerinin fotoğraflarını ve özelliklerini internet üzerinden yayınlayarak satış yapıyor. Evde veya iş yerimizde işimizin başından ayrılamayacağımız zaman yemek istediğimiz herhangi bir şey kapımıza geliyor. Çünkü restaurant ayakta kalmaya devam etmek istiyorsa zamanın ruhuna entegre olmak zorunda.
Bu durum beraberinde müşterinin memnuniyetini herkese açık bir şekilde beyan edebileceği ortamı da sağladı. Ürünün / hizmetin kalitesinden teslimat hızına kadar her şey kamu önünde değerlendirmeye açık. Böylece geri kalanlar herhangi bir ürün ya da hizmet almadan önce değerlendirmelere bakıyor. ‘Bilinçli tüketici’ olarak tanımlanan bu yeni tüketici sınıfı artık çok daha zor memnun kalıyor. Çünkü aradığı belli standartlar oluştu bile. Üreticinin kaliteli ürünü uygun fiyata ve hızla tüketiciye ulaştırması bekleniyor.
Uzmanlık Alanları ve Korunan Kalite
Lojistik sektörünün günlük hayatımıza işlemeye başladığı yer de aslında burası diyebiliriz. Daha önceleri büyük toptan satışlar / alışlar için kullanılan lojistik firmaları artık satın aldığımız hırkamızı da evimize getiriyor. Çünkü üretici optimizasyonunu gerçekleştirdi ve kendi alanına odaklandı. Kaliteli ürün üretmek ve bunu uyguna mal ederek uyguna satabilmek. Taşımacılık sektörü aradaki transfer işlemlerini ve maliyetini üstlenerek üreticinin kendi alanına yoğunlaşmasını sağladı. Fakat iş burada bitmiyor.
Lojistik firmalarının üstlendiği bu sorumluluk beraberinde bazı yükümlülükleri de getiriyor. Öncelikle hız yönetiminde başarılı olmak. Müşteri gereksinimlerini karşılayabilecek şekilde üretim noktasından teslimat noktasına kadar olan süreçte hizmet, ürün ve bunlarla ilintili bilgilerin iki taraflı akışını verimli bir şekilde planlayıp uygulamak gerekiyor. Ulaştırma yönetimi, yük aktarma, depolama, envanter yönetimi, sipariş karşılama ve diğer hizmetlerin her birinin senkronize şekilde planlanması büyük önem taşıyor. Temelinde bu hizmetleri başarılı şekilde planlayıp verimli olarak yönetebilmek,
lojistik firmasına ulusal ve uluslararası taşımacılık arenasında bilinirlik ve prestij kazandırıyor. Bu sayede rekabet gücü de artmış oluyor.
Bunlarla birlikte lojistik firmaları müşteri odaklı bir yaklaşım sergilemek durumundalar. Maliyet düşürme ve hız konusu taşımacılık sektörünün mihenk taşları olarak karşımıza çıkıyor.
Lojistik Firmalarının Amaçları
Lojistiğin sivil hayata geçiş süreci bir ihtiyacın karşılığı aslında. Bu ihtiyacı karşılamak üzere büyük bir sektör olarak varlığını sürdüren lojistiğin amaçlarını şöyle sıralayabiliriz:
-
Olabilecek en az maliyet
-
Siparişin geldiği andan teslimata kadar olan süreye değin hızlı cevap verme
-
Mümkün olduğunca az stok bulundurma (bu madde aynı zamanda maliyeti de
etkilemektedir)
-
Mümkün olduğunca hasarsız ve yüksek performanslı kaliteli hizmet verme
-
Nitelikli takip ve yük ile araçların izlenebilirliği
-
Çevresel duyarlılığı göz önünde tutarak sürdürülebilir yaşama uygunluk.
Bu amaçları edinerek yola çıkan lojistiğin aslına bakarsak varoluş sebebi tek bir müşteri kitlesinin olmayışıdır. Şöyle ki üretici de lojistiğin müşterisidir, tüketici de. Dolayısıyla taşımacılık firmalarının salt müşteri odaklı olmalarının temel sebebi de budur.
Müşteri Memnuniyetini Anlamak
Bir ürün veya hizmete yönelik müşterinin beklentisini karşılayabilme ve bu durumda müşterinin birey olarak tatmin edildiğini hissetmesi durumuna müşteri memnuniyeti diyebiliriz.
Üreticiler müşterilerini kaliteli ürünü uygun fiyata sunarak memnun edebilirlerken, taşımacılık firmaları uygun fiyata hızlı ve kaliteli transfer işlemi yaparak bunu gerçekleştirebilir. Bu kalite anlayışı temelinde aynı olmakla birlikte lojistik firmasının branşına göre farklılıklar da göstermektedir. Proje taşımacılığı gibi bir alanda taşınan malzemelerin sigortalanması da bu kalite standartlarına dahil edilir. Bu alanda proje taşımacılığının riski görece olarak daha fazladır. Oluşabilecek zararın tazmini taşıyıcı firmanın en önemli risklerindendir. Proje taşımacılığı gibi alanlarda hizmet veren lojistik firmaları bu durumu sorumluluk sigorta sözleşmeleri ve düzenlenen poliçeler aracılığıyla sigorta şirketlerine devreder. Böylece yüksek kalitede hizmet sunmakla yükümlü olan firmamız hem müşterisini hem de kendini garanti altına almış olur.
Son Dokunuş
Lojistik firmalarının yükümlülükleri arasında bir sıralama yapmaya çalışsak da herhangi birini diğerlerinden önce sayabilmek mümkün olmuyor. Çünkü tek bir başlığın eksikliği bütün sistemi çökertebilecek ölçüde. Bahsi geçen kaliteli hizmetin asıl amacı her daim iki taraflı olan müşteriyi memnun etmek. Günümüz koşullarında bu memnuniyeti sağlayabilmek için tüm süreçlerdeki operasyonu verimli bir şekilde planlayıp yönetmek gerekli ve bunu yapabilmek için iyi bir teknolojik alt yapıya sahip olunmalı.
Bugünkü koşullarda iyi bir teknoloji kullanmadan sağlam bir alt yapı hazırlayabilmek mümkün değil. Bu yüzden lojistik firmalarının yatırımlarının büyük çoğunluğunu bu bölüme ayırdığını söyleyebiliriz. İyi bir girdi ve takip sistemi kurulmaksızın başarılı olabilmek ne yazık ki mümkün değil. Yazımızın başında da belirtmiş olduğumuz gibi hız, içinde bulunduğumuz dünyanın vazgeçilmezi. Bu hıza bilgiye erişimi de dahil etmek en tabii hakkımız.
Lojistik firması olarak kurulacak alt yapıda ürünün girdisi, depolanması, transferi, ara depoya varması, başka araca yüklenmesi ve teslimat noktasına varması sürçlerini, sistem içinde çalışanların bilmesi kadar artık müşterinin de takip edebilmesi çok önemli. Siparişini bekleyen müşteri kendisine iletilen kodlar sayesinde sisteme giriş yaparak kargosunun / ürününün nerede olacağını bilmek istiyor. Bu takip sistemi hem çalışanlar tarafından hem de müşteriler tarafından izlenebilir olduğu sürece herkes kendini daha güvende hissediyor.
Gerek üretici gerek lojistik firması olun, bugün kendini optimize edememişseniz kalite standartlarında hizmet veremiyorsunuz demektir. Değişen günün koşullarına ve teknolojiye uyum sağlamak firmanızın sürdürülebilirliğinin temelini oluşturuyor.
Biz Prusa Lojistik olarak her yeni gelişmeyi yakından takip ediyor, kurucularımızdan çalışanlarımıza kadar kendini sürekli yenileyen bir ekiple hareket ediyoruz. Amacımız sadece bugün var olmak değil, adımızı ve işimizi yarına taşıyabilmek. Bunun için de hizmet kalitesini her şeyin üstünde tutarak, her yeni güne kendimize optimize ederek başlıyoruz.