Bugün lojistik dendiğinde herkesin aklında ortak beliren bir kavram oluşuyor. Temelinde bir yerden başka bir yere iletilmesi gereken neredeyse her şeyi kapsayan lojistik terimine gelin yakından bakalım.
Yunanca olan ‘’logistikos’’ kelimesi ile Fransızca olan ‘’logistique’’ kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluştuğu biliniyor. ‘Logistikos’un anlamı Yunancada ‘’hesaplama yeteneği’’ demek iken ‘logistique’ ise Fransızcada ‘’konak yeri’’ ya da ‘’arz etmek’’ anlamlarını karşılıyor. Fakat bugün kullandığımız lojistik kelimesi esas olarak logic ve statistics kelimelerinin bir araya gelmesiyle (logistics) oluştuğu bir kavram. Bu sözcükler birleştiğinde Türkçede ‘’istatistiksel mantık’’ kavramını karşılıyor. Kelime kökeni biraz kafa karıştırıcı gibi gözükse de aslında lojistiğin temelinde tam bir matematik süreci yatıyor. Ne demek mi istiyoruz? Bunu anlayabilmek için lojistiğin tarihsel sürecine bir göz atmak gerekecek.
Tarihsel Süreçte Lojistik
Bu tarihsel süreçte oldukça eskiye gideceğiz. İnsanlığın avcı-toplayıcı olduğu süreçten üretici konumuna geçtiği zamana kadar uzanacak yolculuğumuz. Bu tarihsel yolculukta kavramın ortaya yeni atılmış bir ihtiyacın karşılığı değil de çok eskiden beri daha basit anlamda da olsa bir ihtiyaç giderici olduğunu fark edeceğiz. Yerleşik hayata geçip üretimde aktif rol oynamaya başladığımız ilk zamanlar itibariyle bir artı değer ortaya koymaya başladık. Böylece üretim fazlası olan ürünlerle diğer ihtiyaç duyulan ürünler gibi yeni şeyler girdi hayatımıza. Üretilen ürünler ile ihtiyaç olan ürünlerin yer değiştirmesi gerekti ve durum böyle olunca da ‘takas’ usulünü bulduk. Bununla da yetinmedik ve takas usulü aynı zamanda lojistik kavramının temellerini de atmış olduğundan gelişim sürecimiz hızla başlamış oldu.
Zamanı biraz daha ileri alalım şimdi. İpek yolu, baharat yolu derken artık gelişmiş olan büyük bir ticaret ağıyla karşılaşırız. Develerle, atlarla, kağnılarla aşılan yüzlerce kilometrelik yollarda, dünyanın bir ucunda üretilen ürünler dünyanın başka bir yerine transfer edilmeye başlandı. Zaman ilerledi ve ticarette gemiler tarih sahnesine çıktı. Hem karayolu ile hem de deniz yolu ile lojistik kavramını hayatımıza tam olarak almıştık artık. Fakat ilerleme hiçbir zaman bitmiyor tabii ki. Bugün aklımızda beliren bu kavramın tam şeklini alması için biraz daha zaman gerekecekti.
Lojistik aslında sivil hayatın bir kavramı olarak değil de daha çok askeri bir kavram olarak kendini göstermiş ve bu durum ikinci dünya savaşına kadar da böyle devam etmiştir. İkinci dünya savaşından sonra tüm dünyada dengeler yerinden oynamış ve hem üretimde hem ulaşımda hem de teknolojik anlamda farklı bir yarış başlamıştır. Bu değişim rüzgarından lojistik de kendi payını almış ve hem sivil hayatta hem de iş hayatında kullanılan bir yöntem / kavram olarak kendine yer edinmiştir.
Lojistiğin Güncel Anlamı
Bütün bu aşamalardan sonra kavramın bugünkü net karşılığına bakalım şimdi:
FIATA (Fédération Internationale des Associations de Transitaires et Assimilés- International Federation of Freight Forwarders Associations) ve CLECAT (European Association for Forwarding, Transport, Logistics and Customs Services)’ın uzlaşmaya vardığı Freight Forwarder (nakliye aracısı) ve lojistik tanımı şöyledir:
“Freight Forwarder ve Lojistik Hizmetler, bir ya da daha fazla taşıma türü kullanılarak gerçekleştirilen taşımaya ilişkin konsolidasyon, depolama, elleçleme, paketleme veya dağıtım olduğu kadar, ilave işlemler ve danışmanlık dahil tüm hizmetler ile eşyanın gümrük beyanının yapılması, sigortalanması, kıymetli evrakın hazırlanması ve ödemenin tahsilatı gibi işlemleri de kapsayan hizmetler zincirini ifade etmektedir. Freight Forwarder hizmetleri aynı zamanda fiili olarak tedarik zinciri yönetimi uygulamaları, taşıma, elleçleme ya da depolamaya ilişkin modern bilişim ve komünikasyon teknolojileri ile lojistik hizmetleri de kapsamaktadır. Sunulan hizmetlerin esnekliğinin sağlanması amacıyla dış kaynak kullanımına gidilebilir.” (BABACAN, Muazzez; Dokuz Eylül Üniversitesi)
Bugünkü modern anlamında lojistik, bu tanımdaki bütün faaliyetlerin planlı olarak gerçekleştirilmesini sağlayan bütünlüklü bir kavramdır. Daha sade bir anlatımla lojistik olgusunu tanımlamak gerekirse ‘’üretim, dağıtım ve tedarik faaliyetlerine yönelik olarak, kaynakların sevkiyat noktaları ile teslimat noktaları arasında tahsis edilmesi, bu süreçte depolanması ve kontrolü süreci’’ diyebiliriz.
Sektörün Hızlı Yolculuğu
Özellikle son on – on beş yılda lojistik sektörü büyük bir sıçrama yakalamıştır. İş dünyasının vazgeçilmez bir kolu haline gelen bu kavram kamu ve özel kuruluşlarda aynı temel misyonda ilerler. Müşteri siparişlerinin, müşterinin kapısında yerine getirilmesi hizmeti (teslimatı) demek olan ama sadece bu hizmetten ibaret olmayan “lojistik”, içinde birden çok disiplin barındıran ve oldukça ciddi entegrasyon gerektiren bir faaliyettir. Bu disiplinlerden kısaca şöyle bahsedebiliriz:
-
stok yönetimi,
-
sipariş işleme,
-
depolama,
-
kuruluş yeri seçim ve yönetimi,
-
trafik ve rut yönetimi,
-
tahminleme,
-
ulaştırma,
-
koruyucu ambalajlama
Bu her bir disiplinin birbiriyle eş zamanlı ve müthiş bir koordinasyonla ilerlemesi durumunda lojistik faaliyeti ancak başarıya ulaşmış olur. Dolayısıyla yazımızın başında belirttiğimiz gibi aslında lojistik bir matematik sürecidir. Her bir disiplinin kendi içinde doğru bir sistemle ilerlemesi gerekirken aynı anda birbirleri ile olan ilişkileri arasında da eksiksiz ve yanlışsız bir sistemle yol alması gerekir. Bunu sağlayabilmenin temelinde ise matematiksel süreç yatar. Doğru hesaplamalar ile kurulacak sistemlerle, stok yönetiminden son adım olan müşteri teslimatına kadar olan süreç ortaya çıkar.
Artık gelişen teknoloji ile artan müşteri talepleri aynı paralelde hız kazanıyor. Dünyanın her yerinden ulaşabileceğimiz ürünler bir tık ötemizde yer alırken, son kullanıcı sahip olduğu ürünler hakkında yorumlar yapabiliyor ve beğenisini ya da talebini karşılamayan ürün hakkındaki düşüncesini herkese açık olacak şekilde paylaşabiliyor. İşte tam bu noktada lojistiğin aslında ne kadar gelişmiş olduğunu görebiliyoruz. İnternet üzerinden yapılabilen son kullanıcı alışverişlerinin artmasıyla birlikte lojistik bir eşiği daha atlayarak müthiş bir hızla büyümeye devam ediyor. Lojistik pazarı her yıl Kuzey Amerika’da yüzde on beş büyürken Avrupa’da yüzde yedi ila dokuz arası ve Asya’da yüzde yirmi civarında büyüme gösteriyor.
Gelişen teknoloji esasında beraberinde bir küreselleşme de getiriyor. Çin’de uyguna bulduğumuz bir ürünü Londra’dan sipariş verebilirken, üretimini Hindistan’da yaptığımız bir ürünü ise Japonya’daki müşteriye gönderebiliyoruz. Bu durumda da aslında sınırların ne kadar ortadan kalktığını fark edebiliriz. Hal böyle olunca, şirketler de küreselleşmeyle paralel şekilde uluslararası yatay ya da dikey olarak büyümeye ve bütünleşmeye başladı. Bu büyüme ve bütünleşme beraberinde lojistik yönetimi kavramını öne çıkarmış oldu. Lojistik yönetimi ‘müşteri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla mal ve hizmetlerin ve bunlara ilişkin bilginin etkin ve verimli olarak depolama ve aktarımının planlama ve kontrol etme süreci’ olarak tanımlanmıştır (Lambert, Stock & Ellram’dan aktaran Nilsson and Waidringe.)
Lojistik kavramını mercek altına aldığımız bu yazımızla bilinçli tüketiciye sektörümüz hakkında bilgi vermeye çalıştık. Tarihsel sürecinden başlayarak ele aldığımız bu kavramın bugün vardığı nokta oldukça hayret verici. Zamanında kağnılar ile aşılan yollar, kurulan kervanlardan bugün özel uçaklar ve helikopterlerle Express taşımacılığa varan bir süreçten bahsediyoruz. Teknoloji geliştikçe insanlığın ihtiyaç kavramları da değişmeye başladı ve bu durum alınan / verilen hizmetlerde de büyük değişiklikler yapılmasını her zaman gerektirecek.