Lojistik en genel tabiriyle bir paketin / ürünün / malın belli bir lokasyondan başka bir lokasyona ulaştırılması olarak anlatılabilir. Lojistiğin ortaya çıkışı ile bilgi sahibi olmak isteyenler buradan konu hakkındaki detaylı yazımıza ulaşabilirler.
Gelişen teknoloji sayesinde alışveriş yapabilmenin çok kolaylaştığı bu dönemde lojistik dendiğinde genel olarak akıllara ilk olarak kargolar gelir. Fakat lojistik sektörü dünyada yapılan ticaretin çok büyük bir sorumluluğunu omuzlarında taşıyor. Lojistik sektörünün ortadan kalkması demek bütün dünya düzeninin alt üst hale gelmesi demek olurdu. Gıda ticaretinden tekstile, endüstriyelden kimyasallara kadar uluslararası ticaret ülkelerin varlığını sürdürmesini sağlayan en büyük etmenlerden biridir. Hal böyle olunca ticaret demek lojistik demekle eş değer bir öneme sahip. Lojistik olmadan ticaret yapılamaz. Dolayısıyla gelişimini dünyanın ilerlemesiyle paralel olarak sürdüren çok büyük bir sektördür lojistik.
Lojistikte Taşıma Yolları
Dünya hızla gelişmeye ve değişmeye devam ediyor. İnsanlık yerleşik yaşama geçip üretim yapmaya başladığında lojistiğin temellerinin de atılmasını sağladı. Nasıl mı? Üretime başlayan insanlar, ektikleri üründen çok fazla sayıda mahsul aldılar. Buna karşılık komşuları da farklı üründen çok sayıda mahsul alınca takas yöntemi başlamış oldu. Elinde fazla olandan verip, olmayandan temin ederek. Temelinde lojistik de bir ürünün bir lokasyondan başka bir lokasyona transferi olunca en basit haliyle taşımacılık başlamış oldu. İnsanlık hızla gelişimine devam ederken önce klanlar sonra toplumlar kurulmaya başladı. Bu sırada ekip biçme işinde artık başarılı olan insanlık aynı zamanda giyinme, barınma gibi ihtiyaçlarını da çoktan karşılamaya başlamış oldu. Sonra para bulundu ve bugün adına ‘’ticaret’’ dediğimiz şey kurulan bu topluluklar arasında ilk filizlerini verdi. Bu sayede takas yöntemi de geride kalınca üretilen ürünler para karşılığı farklı bir lokasyondaki topluluğa satıldı. İşte kısaca lojistiğin tarihi.
Ticaretin başladığı ilk yıllarda, ürünler binek hayvanlarla taşındı. Yollarda kervanlar sıralandı. Dünya artık küçük topluluklardan değil devletlerden oluşuyordu. Bu yöntem oldukça uzun zaman kullanıldı. Tarihi biraz daha ileri sardığımızda sahneye gemiler çıktı. Bu sefer taşıma yöntemi olarak binek hayvanların yanına gemiler de eklenmiş oldu. Bu transferler günler hatta aylar alıyordu.
Bugün, teknolojinin hızla gelişimini sürdürdüğü dünyamızda dünyanın bir ucundan öbür ucuna kargolar 1 haftada teslim ediliyor. Bu hız başımızı döndürse de geleneksel sayılan gemi ile yük taşımaktan vazgeçmedik.
1. KarayoluTaşımacılığı
Tarihte lojistiğin kullandığı transfer yöntemi olan binek hayvanlarının yerini karayolları taşımacılığı dediğimiz yöntem aldı. Tırlar, kamyonlar, kamyonetler ya da ekspress kargo için kullanılan minivanlar.
Özellikle yurtiçi transferlerinde ya da sınır komşuları ile olan ticaret ağında hala en çok kullanılan yöntem olmaya devam ediyor karayolu taşımacılığı.
Karayolu taşımacılığının avantajları:
-
Kısa mesafe taşımalarda taşıma maliyetini düşürür
-
Kısa mesafe taşımalarda teslimat süresini azaltır
-
Ulaşım ağı geniştir
-
Birbirinden oldukça farklı boyutlardaki ürünlerin taşınmasına imkan sağlar
Karayolu taşımacılığının dezavantajları:
-
Karayolu ile tek seferde taşınabilecek yük miktarının az olması
-
Araçların ağırlık kapasitelerinin sınırlı olmak zorunda olması
-
Kötü hava koşullarından kolay etkilenme
-
Diğer taşıma yollarına göre altyapı çalışmasının daha az yapılması
Aslında bu maddelerin neredeyse tamamı birbiri ile ilinti maddelerdir. Şöyle ki; sağlıklı bir karayolu taşımacılığının yapılabilmesi için araca belli oranda yük yüklenmelidir. En geniş tır bile bir geminin taşıyabileceği yükü alamayacağından bir de üstüne ağırlık konusundaki sınırlama eklenince, teslim edilmesi gereken malların tamamını taşıyabilmek için birden fazla aracın birden fazla gidiş dönüş yapması gerekir. Bu da otomatik olarak maliyeti yükseltir.
2. Havayolu Taşımacılığı
Yeniden tarihte küçük bir yolculuk yapalım. 1900lü yılların başında insanlık gözünü gökyüzüne dikmişti. İlk planör denemeleri bu zamanları kapsar. Bu yeterince başarılı olamayan çalışmaları inceleyen Amerikalı Wright kardeşler 1903 yılında ilk uçağı yapmayı başardılar. 1930’da İngiliz Frank White jet motorunu yapmayı başarınca da artık uçak yolculukları da tarihteki yerini almış oldu. O gün bugündür gelişimini hiç durdurmadan devam eden havayolları, günümüzün vazgeçilmez ulaşım yöntemlerinden biri.
Uçaklar gelişmeye başladıktan sonra mesafeler daha da kısaldı. Lojistik sektörü de bu durumda daha hızlı teslimat yapabileceği için artık havayolları taşımacılığı da transfer yöntemlerine eklenmiş oldu.
Havayolu taşımacılığının avantajları:
-
Diğer taşımacılık yöntemlerine göre daha hızlı teslimat
-
Farklı firmalar dolayısıyla havayolu taşımacılığında daha esnek yapılabilen taşıma planları
-
Diğer taşıma yöntemlerine göre daha kolay olması sağlanmış taşıma ve gümrük prosedürleri
-
Taşınması hassas olan paketlerin taşınabilmesini kolaylaştırması Havayolu taşımacılığının dezavantajları:
-
Havayolu taşımacılığının en büyük dezavantajı yüksek maliyettir. Özellikle düşük değerli yükler taşımak için.
-
Kötü hava koşullarından çok kolay etkilenir.
-
Uçağın imal edilmesi, bakım ve kontrolleri, havaalanı inşa etmek ve işletmek. Bunların
hepsi oldukça pahalı ve detaylı işlerdir.
-
Bazı noktalardaki havalimanlarının şehir merkezine olan uzaklığı çok fazladır. Bu gibi durumlar hem hızlı teslimatın önünü kesmekte hem de maliyeti arttırmaktadır.
Havayolu kargoculuğunda iki tip yük vardır. Bunlardan ilki genel kargolardır. Bu tip yükler özel bir depolamaya ihtiyaç duyulmayan ya da ekstra hizmet gerektirmeyen; bozulma ihtimali olan gıdalar, tehlikeli madde ve canlı hayvan yükü olmayan, temiz ve kuru kargolara verilen isimdir. İkincisi ise özel kargolardır. Özel kargolar taşınma esnasında ve depolama sürecinde özel işlemlerin yapılması gereken kargolardır. Özel ebatlı kargolar, değerli mallar, canlı hayvanlar ve tehlikeli maddeler bu gruptan olan kargo türleridir.
3. Denizyolu Taşımacılığı
Denizyolu taşımacılığı insanlığın tarihte binek hayvanlardan sonra ilk kullanmaya başladığı lojistik yöntemidir. Bu geleneksel sayılabilecek yöntem bugün hala global ticaretin en ağır yüklerini taşır. Denizyolu taşımacılığı, teknolojinin gelişiminden kendi payını alır ancak hiçbir zaman vazgeçilebilecek taşıma yöntemi olmayacaktır.
Bu geleneksel taşımacılık yönteminin avantajlarını şöyle sıralayabiliriz. Denizyolu taşımacılığının avantajları:
-
Denizyolu taşımacılığının en büyük avantajı çok büyük ebatlarda ve miktarda ürünü taşıyabilme imkanı sunmasıdır.
-
İlk maddeye bağlı olarak, yüksek tonaja sahip ürünlerin bir kerede taşınabilmesi düşük maliyeti sağlar.
-
Denizyolları, insanlığın oldukça eski zamanlardan beri kullandığı ulaşım yöntemi olduğu için gelişmiş bir deniz hukuku vardır. Bu belirli kurallar, organizasyonda netlik ve işlerin yürümesinde kolaylık sağlar.
-
Denizyolu taşımacılığı yakıt konusunda da maliyet avantajı sağlar.
-
En güvenilir taşıma yöntemidir.
-
Tüm dünyada en son bilinen haliyle takribi 4.600 tane liman olduğu biliniyor. Bu da çok geniş bir teslimat ağı sunmaktadır.
-
Ayrıca denizyolu taşımacılığı tüm taşıma yöntemleri arasında en çevre dostu taşıma yöntemidir.
Denizyolu taşımacılığının dezavantajları:
Denizyolu taşımacılığının en belirgin dezavantajı uzun transit süreleridir.
Birleşmiş Milletler Ticari ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) 2021 yılında yayınladığı verilere
göre, global ticarette taşıma payının %80 oranla lideri denizyolu taşımacılığıdır.
Öncülüğünü yapmayı sürdürdüğümüz lojistik sektöründe başarılı olabilmek için en önemli adımlardan biri sektöre hakim olmaktır. Mevzuatlar kadar sektörde olan her yeniliği de bilmek, takip etmek gerekir. Prusa Logistics olarak biz uzman kadromuzla kendimizi her gün geliştirerek, en iyisini müşterilerimize sunmaya devam ediyoruz.